- - Oruçlu bir kişinin su ile ıslatılmış bir misvakı kullanmasında herhangi bir sakınca yoktur.
- - Oruçlunun Ramazan’da serinlemek ve ferahlamak amacıyla ve su yutmamaya özen göstermek şartıyla banyo yapmasında bir sakınca yoktur.
- - Oruçlunun gül, misk v.b. güzel kokulu bir şeyi koklamasındaa herhangi bir sakınca yoktur.
- - Unutma sonucu yiyip – içmek orucu bozmaz.
- - Ağzı çalkaladıktan sonra ve tükürdükten sonra ağzın içinde kalan yaşlık oruca zarar vermez. Bunun tükürükle beraber yutulmasında bir sakınca yoktur.
- - Ağız içi kanama sonucu ortaya çıkan ve tükürükten az olan kan orucu bozmaz.
- - Gözyaşı ya da ter bir – iki damla gibi az miktarda yutulmuşsa orucu bozmaz.
- - Havada dağılan bir duman, toz, toprak, öğütülen veya tokmakla döğülen bir şeyden kalkan toz orucu bozmaz.
- - Dişlerin arasında kalan yemek kırıntıları orucu bozmaz. Burada ölçü, bir nohut tanesi büyüklüğüdür. (Böyle bir kırıntı, ağızdan çıkartıldıktan sonra tekrar yutulursa orucu bozar)
- - Mideden gelen kusuntu tekrar yutulmuş ise ağız dolusu olmadığı takdirde orucu bozmaz.
- - Kaza eseri kulağa kaçan su orucu bozmaz.
- - Normal bir deri dokusundan, doğal yollarla içeriye sızan sıvılar orucu bozmaz. (su, krem, güneş yağı v.b.)
- - Göze damlatılan sıvı ve ilaçlar orucu bozmaz.
- - Derideki bir yaraya konan ilaç, içeriye sızsa da orucu bozmaz.
- - Hastalık ya da benzer bir nedenle ve elde olmaksızın gerçekleşen kusma (ne miktarda olursa olsun) oruca bir zarar vermez.
- - Enjeksiyon (iğne) yaptırmak orucu bozmaz.
- - Oruçlu bir kişiye, dışarıdan kan verilmesi onun orucunu bozmaz.