<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tut Beni Ey Oruç! &#124; www.TutBeniEyOruc.com</title>
	<atom:link href="http://www.tutbenioruc.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tutbenioruc.com</link>
	<description>Bir başka WordPress blogu.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 15 Jul 2011 08:15:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Oruç, mübarek geceden önce mi tutulmalı, sonra mı?</title>
		<link>http://www.tutbenioruc.com/oruc-mubarek-geceden-once-mi-tutulmali-sonra-mi</link>
		<comments>http://www.tutbenioruc.com/oruc-mubarek-geceden-once-mi-tutulmali-sonra-mi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Jul 2011 08:12:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[İpuçları]]></category>
		<category><![CDATA[af]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[aynı]]></category>
		<category><![CDATA[bağışlanma]]></category>
		<category><![CDATA[berat]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[günah]]></category>
		<category><![CDATA[gündüz]]></category>
		<category><![CDATA[ihya]]></category>
		<category><![CDATA[ilim]]></category>
		<category><![CDATA[imsak]]></category>
		<category><![CDATA[kadir]]></category>
		<category><![CDATA[kandil]]></category>
		<category><![CDATA[kıraat]]></category>
		<category><![CDATA[kıyam]]></category>
		<category><![CDATA[mağfiret]]></category>
		<category><![CDATA[mahrum]]></category>
		<category><![CDATA[mübarek]]></category>
		<category><![CDATA[mübarek gece]]></category>
		<category><![CDATA[mübarek gün]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[regaib]]></category>
		<category><![CDATA[sevap]]></category>
		<category><![CDATA[sıra]]></category>
		<category><![CDATA[sıyam]]></category>
		<category><![CDATA[tesbihat]]></category>
		<category><![CDATA[tespih]]></category>
		<category><![CDATA[tezkirat]]></category>
		<category><![CDATA[zikir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tutbenioruc.com/?p=333</guid>
		<description><![CDATA[Soru şu: “Acaba tutacağımız orucu, mübarek gecelerden önce mi tutmalıyız, sonra mı?” Bu soruyu, bugüne kadar pek çok “müstefti”nin bana sorduğuna şahit oldum. Buna cevap vermek için, bazı hadis kitaplarında geçen ibarelere bakmak gerekiyor. Bu ibarelerde; mübarek gece ve gündüzün ihyasından bahsedilirken, “o günün gecesini kıyam, gündüzünü sıyam’la geçirmek”ten söz edilir. Bu şu demektir: Önce, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Soru şu: “<strong>Acaba tutacağımız orucu, mübarek gecelerden önce mi tutmalıyız, sonra mı?</strong>”</p>
<p style="text-align: left;">Bu soruyu, bugüne kadar pek çok “<strong>müstefti</strong>”nin bana sorduğuna şahit oldum. Buna cevap vermek için, bazı hadis kitaplarında geçen ibarelere bakmak gerekiyor. Bu ibarelerde; mübarek gece ve gündüzün ihyasından bahsedilirken, “<strong>o  günün gecesini kıyam, gündüzünü sıyam’la geçirmek</strong>”ten söz edilir.<span id="more-333"></span></p>
<p style="text-align: left;">Bu şu demektir: Önce, günün gecesini namaz, dua, kıraat, ilim, tesbihat ve tezkirat gibi  ibadetlerle geçireceksin, böylece önce geceyi ihya edeceksin. Sonra da, gecenin bitiminde imsakla birlikte gelen gündüzü oruçla geçireceksin.</p>
<p style="text-align: left;">***</p>
<p style="text-align: left;">Buna bir örnek verelim.</p>
<p style="text-align: left;">Bu senenin <em>(2011)</em> Berat gecesi; 15 Temmuz Cuma’yı 16 Temmuz Cumartesi’ye bağlayan gecedir. Bu gece, Cuma akşamdan itibaren başlar ve Cumartesi imsak vaktine yani fecrin doğuşuna kadar devam eder. İşte bu süre, ibadetle ihya edilecek olan gecenin süresidir. Takip eden vakit ise, Cumartesinin gündüz vaktidir. Bu vakitte de, oruç tutulacaktır. Konuyla ilgili hadislerden anlaşılması gereken budur.</p>
<p style="text-align: left;">Nitekim, Ramazan ayına da böyle başlamıyor muyuz? Oruç tutmadan evvel Ramazanın başlangıcını geceden başlatıyoruz. Önce, teravih namazı kılıyoruz. Ardından da, Ramazan orucuna başlıyoruz. Yani, önce “<strong>kıyam</strong>”, sonra “<strong>sıyam</strong>” yapıyoruz. Mübarek gün ve gecelerde de sıra aynıdır.</p>
<p style="text-align: left;">***<br />
Ama, gelin görün ki, bugün pek çok mümin kardeşimizin uygulaması bunun tam tersidir. Mübarek gece gelmeden önce oruç tutuluyor, ardından gece ihya ediliyor. O gece bitti mi, sanki mübarek gün de bitiyor. Oruç, yanlış günde tutuluyor. Oruç tutulması gereken asıl gün, geceden sonra gelen gündür. Gece öncesinde tek gün oruç tutanlar, hadis-i şerife aykırı uygulama yapmış oluyorlar. Gecenin evvelinde ve sonrasında oruç tutanlar ise, bu yanlıştan kendilerini korumuş oluyorlar. Çünkü, mübarek günü ortaya aldıkları zaman, toplam 3 gün oruç  tutacaklarından, gecenin devamında gelen gündüzü de oruçlu geçirmiş  oluyorlar. Böylece, mübarek gecelerin hem gecesini hem de gündüzünü eksiksiz ihya etme fırsatını yakalıyorlar.</p>
<p style="text-align: left;">En güzeli, “<strong>kıyam</strong>” ve “<strong>sıyam</strong>”ı  böyle<strong> iki veya üç güne yayarak</strong> tam isabet sağlamaktır.</p>
<p style="text-align: left;">***</p>
<p style="text-align: left;">Bir noktaya daha işaret ederek konuyu bitirelim. <strong>Bu tür mübarek geceleri ihya etmemek veya gündüzleri oruç tutmamak, günaha sebep olur mu?</strong> Elbette hayır. Ancak, Allah’ın (c.c) büyük ikram ve iltifatlarından mahrum, af ve mağfiretinden uzakta kalınmış olur, o kadar! Bu da, az kayıp değildir. Gece ve gündüzümüz, hepimizin bağışlanmasına vesile olsun.</p>
<p style="text-align: left;">M. Emin Parlaktürk</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Kaynak</strong>: <em>habervaktim.com</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tutbenioruc.com/oruc-mubarek-geceden-once-mi-tutulmali-sonra-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orucun çeşitleri nelerdir?</title>
		<link>http://www.tutbenioruc.com/orucun-cesitleri-nelerdir</link>
		<comments>http://www.tutbenioruc.com/orucun-cesitleri-nelerdir#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 15:00:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hadislerde Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[alkame]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[bakara]]></category>
		<category><![CDATA[buhari]]></category>
		<category><![CDATA[ebu davud]]></category>
		<category><![CDATA[eyyam-ul biz]]></category>
		<category><![CDATA[fıkıh]]></category>
		<category><![CDATA[kaza orucu]]></category>
		<category><![CDATA[kefaret orucu]]></category>
		<category><![CDATA[kütüb-i sitte]]></category>
		<category><![CDATA[muharrem]]></category>
		<category><![CDATA[muharrem orucu]]></category>
		<category><![CDATA[nafi]]></category>
		<category><![CDATA[nesai]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[pazartesi]]></category>
		<category><![CDATA[perşembe]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan ayı]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan orucu]]></category>
		<category><![CDATA[recep ayı]]></category>
		<category><![CDATA[şaban]]></category>
		<category><![CDATA[şaban ayı]]></category>
		<category><![CDATA[sünnet]]></category>
		<category><![CDATA[tirmizi]]></category>
		<category><![CDATA[üçaylar orucu]]></category>
		<category><![CDATA[vacip]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tutbenioruc.com/?p=327</guid>
		<description><![CDATA[Farz oruçlar iki kısımdır: Birincisi; belli bir zamanda tutulan Ramazan-ı Şerif orucudur. İkincisi; belli bir zamanda olmayan kaza ve kefaret oruçlarıdır. Ramazan Orucu “Ey iman edenler! Sizden evvelkilere farz kılındığı gibi, oruç tutmak (sizin de) üzerinize farz kılındı; ta ki (günahlardan) sakınasınız.” (Bakara, 183) “İslam beş şey üzerine bina edilmiştir: Allah’tan başka ilah olmadığına ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong>Farz oruçlar iki kısımdır:</strong></p>
<p style="text-align: left;">Birincisi; belli bir zamanda tutulan Ramazan-ı Şerif orucudur.</p>
<p style="text-align: left;">İkincisi; belli bir zamanda olmayan kaza ve kefaret oruçlarıdır.<span id="more-327"></span></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Ramazan Orucu</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: left;">“Ey iman edenler! Sizden evvelkilere farz kılındığı gibi, oruç tutmak (sizin de) üzerinize farz kılındı; ta ki (günahlardan) sakınasınız.” <em>(Bakara, 183)</em></p>
<p style="text-align: left;">“İslam beş şey üzerine bina edilmiştir: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan ayında oruç tutmak ve haccetmek.”<em> (Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesei)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: left;"><strong>Kaza Orucu</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: left;">“Sayılı günler olarak (oruç size farz kılındı)! Fakat içinizden kim hasta olur veya yolculukta bulunursa, artık (tutamadığı günler) sayısınca başka günler(de oruç tutsun)! Ona gücü yetmeyenlerin üzerine ise, (tutamadıkları her gün için) bir fakirin (bir günlük) yiyeceği kadar fidye (verme borcu) vardır. Buna rağmen kim gönlünden koparak bir hayır işlerse (daha fazla verirse), o takdirde bu, onun için daha hayırlıdır. Bununla beraber bilirseniz, (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.” <em>(Bakara, 184)</em></p>
<p style="text-align: left;">Nâfî anlatıyor : “İbn-u Ömer (ra) diyor ki: Ramazanı hastalık ve sefer sebebiyle yiyenler, onu peş peşe tutarlar.”<em> (Kütüb-i Sitte)</em></p>
<p style="text-align: left;">Ashabın büyük çoğunluğu, dört mezhep imamı ve fıkıh âlimlerinin ekseriyeti (fıkıh âlimlerinin çoğu) ise, peş peşe tutmayı şart değil, sadece müstehap görür. Her ne kadar kıyas, Ramazan’da hiç ara verilmeden tutulan orucun kazasında da ara vermemeyi gerektirir ise de, ayet-i kerimenin mutlak ifadesi bunu şart olmaktan çıkarmıştır. Ayette ; “ hasta veya yolcu olan, tutamadığı orucu diğer günlerde tutar” buyrulmaktadır. Bu ifade, mutlak peş peşe tutulmasını gerektirmemektedir.<em> (Camiu’l usul)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: left;"><strong>Kefaret Orucu</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: left;">Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;de &#8220;&#8230;&#8230; Amellerinizi boşa çıkarmayın&#8221; hükmü vardır. Farz olan Ramazan-ı Şerif orucunu; kasden bozmak, büyük bir cinayettir. Hanefi fukahâsı (fıkıh alimleri) Resûl-i Ekrem&#8217;in (asm): &#8220;Kim Ramazan ayında orucunu bozarsa; onun üzerine zıhar yapan kimsenin üzerine lâzım gelen şey (kefaret) gerekir&#8221; hadis-i şerifini esas almıştır. (Muhammed Sûresi: 33. ayet) <em>( İbn-i Hümam &#8211; Fethû&#8217;l Kadir &#8211; Beyrut : 1315 D. Sadr Mtb. C: 2, Sh: 70. )</em></p>
<p style="text-align: left;">Zıhar: lügat manası erkeğin karısına“ sen bana anamın sırtı gibisin „ demesidir. Zıhar yapan kimsenin , te’dip edilsin(edeplendirilsin) ve ağır cezayla cezalandırılsın diye kefareti eda etmeden karısıyla cinsel temasta bulunması haramdır.<em> (Dört mezhebe göre islam fıkhı Abdurrahman Ceziri )</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: left;">Dolayısıyla kasden(bilerek) yiyip-içen veya cima eden oruçlu kimse; tetabûya riayet ederek (yani arka arkaya olmak şartı ile) altmış gün oruç tutmak mecburiyetindedir. Bu onun üzerine farzdır. Ayrıca aynı orucu kaza etmelidir. Yani altmış bir gün oruç tutmalıdır. Malikiler de bu görüştedir.</p>
<blockquote>
<p style="text-align: left;">Bir kısım fukaha ise, sadece kaza etmek yeterlidir, kefarete gerek yoktur, der. Çünkü Hz. Peygamber’in emri sadece cinsi temas konusunda varit olmuştur, yemek- içmek söz konusu edilmemiştir. Yemek – içmek de hiçbir zaman cinsi temasa benzemez. İmam-ı Şafiî ve Ahmet bin Hanbel, bu ikinci görüşü tercih ederler. <em>(Camiu’l Usul)</em></p>
<p style="text-align: left;">İmam-ı Merginani: &#8220;Ramazan-ı Şerifte tutulan oruçların dışındakilerde kefaret yoktur. Zira Ramazan ayında orucu bozmak, cinayet bakımından çok ileri bir derecededir. O başkası ile aynı şekilde mütalâa edilemez(düşünülemez)&#8221; hükmünü zikretmektedir.<em> ( İmam-ı Merginani el Hidaye şerhu Bidayetü’l Mübtedi-kahire 1965 C: 1, Sh: 125. )</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: left;"><strong>Vacip Oruçlar</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: left;">“…adaklarını yerine getirsinler…”<em> (Hacc, 29)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: left;">Nezir (adak), kişinin dinen yükümlü olmadığı bir ibadeti yapmayı kendisi için bir yükümlülük haline getirmesidir. Kişi, oruç tutmayı adamışsa, bu adak orucunu tutması vaciptir. Adak adanırken, orucun tutulacağı gün belirlenmişse, mesela falan ayın falan günü gibi. Bu muayyen bir vacip olur ve orucun belirlenen günde tutulması gerekir.</p>
<p style="text-align: left;">Adak olarak adanan itikâf orucu da belirli günde tutulacağı için muayyen vacip sayılır. Orucun tutulacağı gün belirlenmemişse gayr-i muayyen vacip olur ve dilediği bir günde tutulabilir.</p>
<p style="text-align: left;">Başlanmış nafile orucun bozulması durumunda ise bunun kaza edilmesi Hanefilere göre vaciptir. Malikiler ise kazanın farz olduğunu söylemişlerdir. Şafii’ye ve Malik’ten başka bir rivayete göre nafile orucun kazası gerekmez.</p>
<p style="text-align: left;">Bu ayet-i kerime bu hususta kat’i bir delil değildir. Zira bir günah işlemeyi adayan kişinin, bu adağını yerine getirmesi zorunlu değildir. <em>(Diyanet Vakfı İlmihali) (İslam Fıkhı dört mezhebe göre Abdurrahman Ceziri)</em></p>
<blockquote>
<p style="text-align: left;">Allah Resulü de: “ Kim Allah&#8217;a itaat etmeyi adarsa, ona itaat etsin ve kim de Allah&#8217;a isyan etmeyi adarsa, ona isyan etmesin” buyurmuşlardır. <em>(İslam Fıkhı-Buhari, Eyman)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: left;"><strong>Sünnet Olan Oruçlar</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Pazartesi &#8211; Perşembe Oruçları</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: left;">Hz. Aişe (ra) anlatıyor:</p>
<p style="text-align: left;">“Resulullah (asm) Pazartesi ve Perşembe günlerinde oruç (la) sevap arardı.”<em> (Tirmizi)</em></p>
<p style="text-align: left;">Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor:</p>
<p style="text-align: left;">“Resulullah (asm) buyurdular ki:</p>
<p style="text-align: left;">“Ameller Allah Teâlâ hazretlerine pazartesi ve perşembe günleri arz edilir. Ben amelimin oruçlu olduğu halde arz edilmesini severim.” <em>(Tirmizi)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: left;"><strong>Muharrem Ayı Orucu</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: left;">Abdullah b. Abbas anlatıyor;</p>
<p style="text-align: left;">“Hz. Peygamber (asm) Medine’ye geldi, Yahudilerin aşure orucu tuttuklarını görünce;</p>
<p style="text-align: left;">“Bu nedir?” diye sordu.</p>
<p style="text-align: left;">“Bu salih bir gündür; Allah Musa’yı ve İsrailoğullarını, düşmanlarından bugün kurtardı. Musa da (buna şükür için) bugün oruç tuttu” dediler.</p>
<p style="text-align: left;">Bunun üzerine Hz. Peygamber de “Biz Musa’ya sizden daha layıkız.” diyerek oruç tuttu. Ve arkadaşlarına da oruç tutmalarını emretti.”<em> (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Cami’ul Usul)</em></p>
<p style="text-align: left;">Abdullah b. Abbas şöyle dedi:</p>
<p style="text-align: left;">“Resulullah (asm) aşure günü, yani muharremin onuncu günü oruç tutmayı emretti.” <em>(Tirmizi, Kütüb-ü Sitte)</em></p>
<p style="text-align: left;">Abdullah b. Abbas’dan rivayet edilmiştir:</p>
<p style="text-align: left;">Resulullah (asm) şöyle dedi:</p>
<p style="text-align: left;">“Gelecek yıla kavuşursam (Muharremin) dokuzuncu günü yani aşure günü oruç tutacağım.<em> (Müslim, Ebu Davud) (Kütüb-ü Sitte)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: left;">Aşure orucuna Muharrem ayının dokuzuncu gününü de eklemek, Yahudilere benzememek içindir. Bu ifade sadece onuncu günde oruç tutmayı hoş görmediği dokuzuncu günü de ilave etmek istediği şeklinde de anlaşılmak istenmiştir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Eyyam-ul Bî’z </strong>(her Arabî ayın 13, 14 ve 15. günleri )</p>
<p style="text-align: left;">Eyyam-ı Bî’z beyaz günler demektir. Bundan maksat da, kamerî takvime göre geceleyin ay ışığıyla en aydınlık olduğu on üç, on dört ve on beşinci günlerdir.</p>
<blockquote>
<p style="text-align: left;">Ebu Zer el- Ğifârî’den rivayet edilmiştir. Resulullah (asm) şöyle buyurdu;</p>
<p style="text-align: left;">“Her ay üç gün oruç tuttuğunda ayın on üç on dört ve on beşinci günlerinde tut.” <em>(Tirmizi, Nesai Cami’ül Usul)</em></p>
<p style="text-align: left;">Abdullah İbnu Katâde İbni Milhân el-Kaysî, babasından (ra) anlatıyor:</p>
<p style="text-align: left;">&#8220;Resulullah (asm), bize eyyam-ı bî&#8217;z'de yani ayın on üç, on dört ve on beşinci günlerinde oruç tutmamızı emrederdi ve &#8220;bunlar yıl orucu vaziyetindedir&#8221; derdi.” <em>(Ebu Davud, Nesai)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: left;">Her ayın on üç, on dört ve on beşinci günlerinde tutulan orucun bütün bir yılın orucuna denk sayılmasının sebebi, iyiliklere on misli mükâfatla karşılık verilmesidir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Şaban ve Recep Ayı Oruçları</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: left;">Alkame, Ebu Said-i Kudri’den naklen Resulullah Efendimiz’in (asm) şöyle buyurduğunu anlatmıştır;</p>
<p style="text-align: left;">&#8220;Bir kimse Recep ayı içinde imanla ve sevabını Allah’tan bekleyerek bir gün oruç tutarsa, Allah’ın en büyük rızasına hak kazanır. Firdevs cennetinin en üst katına yerleşmeye hak kazanır.&#8221;<em> (Gunyet’üt Talibin)</em></p>
<p style="text-align: left;">Osman b. Hâkim el Ensari anlatıyor;</p>
<p style="text-align: left;">“Recep ayında bulunduğumuz sırada. Said b. Cübeyr’e Recep ayının orucunu sordum. İbn-i Abbas’ın şöyle söylediğini duydum, dedi:</p>
<p style="text-align: left;">“Resulullah (asm) bazen sürekli oruç tutardı. Hatta biz; ‘orucunu hiç bozmayacak’ derdik. Bazen de hiç tutmazdı, o kadar ki biz ‘artık oruç tutmayacak ’ derdik.”<em> (Buhari, Müslim, Ebu Davud)</em></p>
<p style="text-align: left;">Ümmü Seleme şöyle dedi:</p>
<p style="text-align: left;">“Şaban ve Ramazan ayları hariç, Hz. Peygamberin ard arda iki ay oruç tuttuğunu görmedim.” <em>(Ebu Davud, Tirmizi, Nesai)</em></p>
<p style="text-align: left;">Üsame b. Zeyd’den rivayet edilmiştir: Dedim ki:</p>
<p style="text-align: left;">“-Ey Allah’ın Resulü; aylardan hiç birinde, Şaban ayında tuttuğun kadar oruç tuttuğunu görmüyorum.”</p>
<p style="text-align: left;">Şu cevabı verdi:</p>
<p style="text-align: left;">“-Bu Recep ayı ile Ramazan arasında, insanların gafil oldukları bir aydır. Ameller, âlemlerin Rabbine bu ay yükseltilir. Ben, amelimin oruçlu iken Allah’a arz edilmesini arzu ederim.” <em>(Nesai)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: left;"><strong>Zilhicce Ayı Orucu</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: left;">Hüneyde İbn-u Hâlid, hanımından, o da Resulullah&#8217;ın (asm) zevcelerinden birinden anlatıyor:</p>
<p style="text-align: left;">&#8220;Resulullah (asm) Zilhicce&#8217;den dokuz günle Aşûra günü oruç tutardı. Bir de her aydan üç gün, ayın ilk pazartesi ile perşembe günü oruç tutardı.&#8221; <em>(Nesai, Ebu Davud)</em></p>
<p style="text-align: left;">“Allah nezdinde Zilhicce’nin ilk on gününden daha sevimli ve faziletli günler yoktur ki o günlerde yapılan ibadet, bu on gündekinden daha üstün olsun. Zilhicce’nin bir gününde yapılan ibadet diğer zamanda yapılan bir senelik ibadete bedeldir. Zilhicce’nin bir gecesinde yapılan ibadet kadir gecesinde yapılan ibadete denktir.” <em>(İhya-ı Ulumiddin)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: left;"><strong>Yevm-i Şekk Orucu</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: left;">“Sizden biriniz Ramazanı bir gün veya iki gün önceden (oruç tutarak karşılamasın) Ancak bir kişinin (âdeti üzere) tutmayı sürdürdüğü oruç başka.” <em>(Buhari, Müslim)</em></p>
<p style="text-align: left;">Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: “Resulullah (asm), Ramazan orucunu hilali görmezden bir gün önce başlatmayı yasakladı.” <em>(Kütüb-i Sitte)</em></p>
<p style="text-align: left;">Resulullah (asm), önceki hadiste Ramazan’dan bir gün önce oruç tutmayı yasaklamaktadır. İki gün önceden tutmayı yasaklayan rivayet de vardır. Son rivayet önceden başlamaya ruhsat vermekte hatta teşvik etmektedir. Şu halde üç veya daha fazla gün önceden tutmaya başlamak bu cevaza girmektedir. <em>(Kütüb-i Sitte)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: left;"><strong>Kaynak</strong>: <em>sorusorcevapbul.com<br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tutbenioruc.com/orucun-cesitleri-nelerdir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıcak ve uzun günlerde sağlıklı bir oruç geçirmek için neler yapabiliriz?</title>
		<link>http://www.tutbenioruc.com/sicak-ve-uzun-gunlerde-saglikli-bir-oruc-gecirmek-icin-neler-yapabiliriz</link>
		<comments>http://www.tutbenioruc.com/sicak-ve-uzun-gunlerde-saglikli-bir-oruc-gecirmek-icin-neler-yapabiliriz#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jul 2011 09:39:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İpuçları]]></category>
		<category><![CDATA[altın kural]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı]]></category>
		<category><![CDATA[ayran]]></category>
		<category><![CDATA[ayva tatlısı]]></category>
		<category><![CDATA[baklaca]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz et]]></category>
		<category><![CDATA[bol bol]]></category>
		<category><![CDATA[börek]]></category>
		<category><![CDATA[çorba]]></category>
		<category><![CDATA[çörek]]></category>
		<category><![CDATA[damar hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[dengeli beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[dolaşım]]></category>
		<category><![CDATA[elma]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[et]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hacettepe]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hazım]]></category>
		<category><![CDATA[hazm]]></category>
		<category><![CDATA[hoşaf]]></category>
		<category><![CDATA[içecek]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[kabak]]></category>
		<category><![CDATA[kahve]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[karpuz]]></category>
		<category><![CDATA[kavun]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı et]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[komposto]]></category>
		<category><![CDATA[lif]]></category>
		<category><![CDATA[maden suyu]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[meyve suyu]]></category>
		<category><![CDATA[nane]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[peynir]]></category>
		<category><![CDATA[rahat]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sahur]]></category>
		<category><![CDATA[sarımsak]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[sıcakta oruç]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı yağ]]></category>
		<category><![CDATA[soda]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[susama]]></category>
		<category><![CDATA[susuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[süt]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>
		<category><![CDATA[tuz]]></category>
		<category><![CDATA[üzüm]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yarar]]></category>
		<category><![CDATA[yavaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[yiyecek]]></category>
		<category><![CDATA[yoğurt]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tutbenioruc.com/?p=321</guid>
		<description><![CDATA[• İftar ve sahur yemeklerinde çorba içebilirsiniz. Bu sindirim sisteminizi rahatlatacaktır. • İftardan uyuyana kadar her yarım saatte bir bardak su içebilirsiniz. Aynı anda çokça içilen suyun bize hiç bir yararı olmaz. • Sıvı yağlar dışında yağ kullanmamaya dikkat edilmelidir. • Hamur işlerinden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. • Baklava, güllaç gibi enerji veren yiyecekler çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">• İftar ve sahur yemeklerinde <strong>çorba </strong>içebilirsiniz. Bu sindirim sisteminizi rahatlatacaktır.</p>
<p style="text-align: left;">• İftardan uyuyana kadar her yarım saatte bir bardak su içebilirsiniz. Aynı anda çokça içilen suyun bize hiç bir yararı olmaz.</p>
<p style="text-align: left;">• Sıvı yağlar dışında <strong>yağ kullanmamaya</strong> dikkat edilmelidir.<span id="more-321"></span></p>
<p style="text-align: left;">• <strong>Hamur işleri</strong>nden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.</p>
<p style="text-align: left;">• Baklava, güllaç gibi <strong>enerji veren yiyecekler</strong> çok fazla tüketilmemelidir.</p>
<p style="text-align: left;">• Daha çok <strong>sebze türü lif içeren besinler</strong> tercih edilmelidir.</p>
<p style="text-align: left;">• Meyve <strong>bol bol tüketilmeli</strong>dir. Karpuz, kavun, üzüm gibi meyveler susuzluğunuzu giderecektir.</p>
<p style="text-align: left;">• Ramazan süresince et, özellikle <strong>kırmızı et </strong>belirli miktarda yemeye çalışılmalıdır. Ancak aşırı tüketilmemelidir.</p>
<p style="text-align: left;">• İftar sofrasından mutlaka <strong>doymadan </strong>kalkılmalıdır. Beslenmenizi öğünlerinizi uzun süreye yayarsanız açlık ve susuzluğa daha çok dayanırsınız. Böylece vücut direnci çok fazla düşmez ve zarar görmezsiniz.</p>
<p style="text-align: left;">• Vücudun tuz eksikliğini gidermek için hemen yemek tuzu yemek hızlı bir çözümdür. Ama soda, maden suyu, meyve suyu gibi içeceklerdeki tuzlar vücudun ihtiyaç duyduğu maddeleri karşılayacaktır.</p>
<p style="text-align: left;">• Özellikle iftardan sonra bir <strong>Türk kahvesi</strong> içmek hazmı hem kolaylaştırır hem de mideyi çok rahatlatacaktır.</p>
<p style="text-align: left;">• Salata, çorba ve yemeklerinize katacağınız <strong>nane ve sarımsak</strong> şişkinliği önler ve sindirimi rahatlatır.</p>
<p style="text-align: left;">Hacettepe Üniversitesi&#8217;nden Prof. Dr. Sevinç Yücecan, oruç tutanları, sahur ve iftar sırasında dengeli sıvı tüketimine dikkat etmeleri konusunda uyardı ve beslenmenin <strong>8 altın kural</strong>ını verdi&#8230;</p>
<p style="text-align: left;"><strong>1</strong>- Sahur yemeği, kişiyi gün boyunca oruca hazırlayan bir öğündür. Bu nedenle <strong>sahuru atlamayın</strong>.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>2</strong>- Sahurda emilimleri diğer besinlere kıyasla daha yavaş olan, kan şekerini daha yavaş yükselten ve diğer besinlere kıyasla daha fazla tokluk hissi oluşturan et, süt, peynir, yoğurt, yumurta gibi besinler ve / veya bu besinlerden oluşan yemekler tüketin. Sebzeli börekler ve meyve de yenebilir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>3</strong>- Aşırı tuzlu yiyecekler ve içecekler örneğin turşular, tuzlu ayran, ağır tatlılar , börekler gün boyunca kişiyi susatan türde yiyecekler olduğundan sahurda yemeyin. Ayrıca mideyi uyarıcı olan çok <strong>acılı baharatlı yemekler</strong>den de uzak durun.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>4</strong>- İftarda ağır hamur işi yiyecekler, kızartmalar, baklavalar yerine çorbalar, haşlanmış-ızgara veya fırında pişirilmiş et ya da tavuk veya hindi, sebze yemekleri, bol salata ve meyve tüketin.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>5</strong>- Tatlı olarak daha hafif olduğu için sütlü ve (sütlaç muhallebi) meyveli tatlılar (elma, kabak, ayva tatlısı) tercih edin.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>6</strong>- Vücudun su kaybını su, ayran, komposto, hoşaf ve meyve suları ile giderin.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>7</strong>- Fazla miktarda yiyeceği kısa sürede tüketmeyin yavaş yiyin.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>8</strong>- Diyabet, kalp ve damar hastalıkları olanlar ve ilaç kullanma zorunluluğu olanlar, mutlaka doktorunuza danışın! Bu durum gebe ve emzikli kadınlar, yaşlılar, için de geçerlidir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Kaynak</strong>: <em>sorusorcevapbul.com</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tutbenioruc.com/sicak-ve-uzun-gunlerde-saglikli-bir-oruc-gecirmek-icin-neler-yapabiliriz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaban Ayında Oruç</title>
		<link>http://www.tutbenioruc.com/saban-ayinda-oruc</link>
		<comments>http://www.tutbenioruc.com/saban-ayinda-oruc#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Jun 2011 18:40:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadislerde Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Üç Aylar Orucu]]></category>
		<category><![CDATA[ahmed bin hanbel]]></category>
		<category><![CDATA[ay]]></category>
		<category><![CDATA[azap]]></category>
		<category><![CDATA[berat gecesi]]></category>
		<category><![CDATA[cehennem]]></category>
		<category><![CDATA[cennet]]></category>
		<category><![CDATA[ebu davud]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[emin]]></category>
		<category><![CDATA[enes]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[günah]]></category>
		<category><![CDATA[hz. aişe]]></category>
		<category><![CDATA[ibn mace]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[kimse]]></category>
		<category><![CDATA[kolaylık]]></category>
		<category><![CDATA[merhamet]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[oruç ayı]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber ayı]]></category>
		<category><![CDATA[rahmet]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan ayı]]></category>
		<category><![CDATA[recep]]></category>
		<category><![CDATA[şaban]]></category>
		<category><![CDATA[şaban ayı]]></category>
		<category><![CDATA[sahur]]></category>
		<category><![CDATA[sevap]]></category>
		<category><![CDATA[tevbe]]></category>
		<category><![CDATA[tövbe]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşma]]></category>
		<category><![CDATA[ümmü seleme]]></category>
		<category><![CDATA[yusuf]]></category>
		<category><![CDATA[zorluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tutbenioruc.com/?p=316</guid>
		<description><![CDATA[Şüphesiz Şaban Ayı, Ramazan-ı Şerif’e hazırlanmaya yönelik bir hikmeti de taşımaktadır. Cenab-ı Hakk&#8217;ın, kendini ibadete veren mü&#8217;min kullarına Ramazan&#8217;da açacağı çok zengin manevi sofradan yeterince nasip almamız için, ona Şaban ayında hazırlanmaya başlamamız çok daha uygun olur. O bakımdan Peygamber Efendimiz (asm) bu ayın ya çoğunu, ya da tamamını oruçlu geçirmiştir. Özellikle bu ayın yarısında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Şüphesiz Şaban Ayı, Ramazan-ı Şerif’e hazırlanmaya yönelik bir hikmeti de taşımaktadır. Cenab-ı Hakk&#8217;ın, kendini ibadete veren mü&#8217;min kullarına Ramazan&#8217;da açacağı çok zengin manevi sofradan yeterince nasip almamız için, ona Şaban ayında hazırlanmaya başlamamız çok daha uygun olur. <span id="more-316"></span></p>
<p style="text-align: justify;">O bakımdan Peygamber Efendimiz (asm) bu ayın <strong>ya çoğunu, ya da tamamını</strong> oruçlu geçirmiştir. Özellikle bu ayın yarısında yer alan<strong> Berat Gecesi</strong>&#8216;nin dinimizde ayrı bir anlamı söz konusudur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Peygamber Efendimiz&#8217;in (asm) en sevdiği oruçlar arasında Şaban ayında tutulan oruçlar vardı </strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">Hz. Aişe’den (ra) rivayetle:</p>
<p style="text-align: justify;">Kendisine şöyle sordum:</p>
<p style="text-align: justify;">- Görüyorum ki Şaban ayında daha çok oruç tutuyorsun.</p>
<p style="text-align: justify;">Bana şöyle buyurdu:</p>
<p style="text-align: justify;">- Ya Aişe! Bu ay öyle bir aydır ki: ölüm meleğine, gelecek sene içinde ölecek kimselerin isimleri bu ayda yazılıp verilir. İstiyorum ki; İsmim ölüm meleğine verilecek ise ancak<strong> oruçlu olduğum halde</strong> verilsin. <em>(Buhari)</em></p>
<p style="text-align: justify;">Hz. Aişe&#8217;nin (ra) şöyle dediği rivayet edilmiştir:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Resûlullah&#8217;a en sevimli ay Şaban (yani) onda oruç tutmaktı. Sonra onu Ramazan-ı Şerif’e ulaştırırdı.&#8221; <em>(Nesâî, Ahmed b. Hanbel, Beyhakî, Ebu Davud)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Şaban ayında ameller alemlerin Rabbine yükselir</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">Üsame (ra) dedi ki:</p>
<p style="text-align: justify;">Peygamber&#8217;e (asm) &#8220;Yâ Resûlallah! Ben senin hiç bir ayda Şaban’daki tuttuğun kadar oruç tuttuğunu görmedim?” dedim.</p>
<p style="text-align: justify;">Resulullah:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Bu ay Receple Ramazan arasında insanların kendisinden gafil oldukları bir aydır. Bu ayda ameller âlemlerin Rabbine yükseltilir. Ben amelimin oruçlu iken Rabbime arz edilmesini isterim.&#8221; buyurdu. <em>(Nesai, Ahmed bin Hanbel)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Peygamber Efendimiz (asm) Şaban ayını tam olarak tutup Ramazan&#8217;a ulaştırırdı</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">Ümmü Seleme&#8217;den (ra) yapılan rivayete göre:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Resulullah Efendimiz (ra) yılın hiçbir ayını tam olarak oruç tutmazdı; ancak Şaban ayını tam olarak tutar ve onu Ramazan&#8217;a ulaştırıp (bağlardı).&#8221; <em>(Ahmed bin Hanbel, Ebû Dâvud, Nesâi, Buhari, Müslim, Tirmizî)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Şaban ayının orucu Ramazan&#8217;dan sonra en üstün oruçtur</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">Enes&#8217;in (ra) yaptığı rivayete göre: Resulullah Efendimiz&#8217;den (asm) soruldu: &#8220;Ramazan&#8217;dan sonra en üstün oruç hangisidir ?&#8221; Cevap verdi: &#8220;Ramazan&#8217;a ta&#8217;zim olsun diye <strong>Şaban ayının orucu</strong>.&#8221;<em> (Tirmizi)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Şaban ayında oruç tutan kimseye Cenab-ı Hak cehennemi haram kılar</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Kim <strong>Şaban&#8217;dan bir gün oruç tutarsa</strong>, Allahü Teala onun cesedini cehenneme haram kılar. Cennetlerde Yusuf&#8217;a (as) komşu olur. Allah ona Hz. Eyyüb ve Hz. Davud&#8217;un sevaplarını verir.&#8221;<em> (Nüzhetül Mecalis)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Şaban ayının 13,14 ve 15. günleri oruç tutmak çok faziletlidir</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Şaban&#8217;ın 13. gününün orucu 3000 sene oruç gibidir. 14. gününün orucu 3000 sene oruç gibidir. 15. gün ise, 13000 seneye denktir.&#8221; <em>(Suyuti)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Şabanın ilk perşembesini oruçla geçireni Allahü Teala rahmeti ile cennete girdirir</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Şaban&#8217;ın ilk perşembesini oruçla geçireni, rahmeti ile cennete girdirmek, Allahü Teala üzerine bir hak olur.&#8221; <em>(Nüzhetül Mecalis)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Şaban ayının tamamı oruçlu geçirilirse Allah ölümün zorluklarını kolay eder, kabrin karanlığı ile Münker-Nekir meleklerinin şiddetini giderir, kıyamet günü günahları örter</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Eğer Şaban ayını tamamını oruçlu geçirirse, Allah ölümün zorluklarını ona kolay eder, kabrin karanlığı ile Münker-Nekir meleklerinin şiddetini kendisinden giderir ve kıyamet günü onun günahlarını örter.&#8221;<em> (Nüzhetül Mecalis)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Cenab-ı Hak Şaban ayında oruç tutan kimsenin geçmiş günahlarını bağışlar</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Şaban ayının yarısı (Beraat gecesi) gelince; gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Şüphesiz ki Allah, o gece güneşin batmasıyla dünya göğüne iner ve şöyle der: Benden af dileyen yok mu? Onu affedeyim! Rızık isteyen yok mu? Rızık vereyim! Şifa dileyen yok mu? Şifa vereyim!&#8221; <em>(İbn Mace)</em></p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Ramazan ayının orucu için, Şaban orucu ile bedenlerinizi temizleyin. Herhangi bir kul, Şaban ayında üç gün oruç tutsa, iftarından önce de bana defalarca salavat okusa, mutlaka Allahü Teala onun geçmiş günahlarını bağışlar. Hz. Cibril bana bildirdi ki; şüphesiz Allahü Teala bu ayda 300 rahmet kapısını açar.&#8221; <em>(Nüzhetül Mecalis)</em></p>
</blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tutbenioruc.com/saban-ayinda-oruc/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Recep ayında tutulan orucun mükafatı nedir?</title>
		<link>http://www.tutbenioruc.com/recep-ayinda-tutulan-orucun-mukafati-nedir</link>
		<comments>http://www.tutbenioruc.com/recep-ayinda-tutulan-orucun-mukafati-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 09:25:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadislerde Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Üç Aylar Orucu]]></category>
		<category><![CDATA[40 sene]]></category>
		<category><![CDATA[ay]]></category>
		<category><![CDATA[azap]]></category>
		<category><![CDATA[bedel]]></category>
		<category><![CDATA[cennet]]></category>
		<category><![CDATA[deylemi]]></category>
		<category><![CDATA[enes]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[fazilet]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[gündüz]]></category>
		<category><![CDATA[haram]]></category>
		<category><![CDATA[hesap]]></category>
		<category><![CDATA[ibadet]]></category>
		<category><![CDATA[ihya]]></category>
		<category><![CDATA[kabir]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kıyamet]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş]]></category>
		<category><![CDATA[muharrem]]></category>
		<category><![CDATA[muhasebe]]></category>
		<category><![CDATA[mükafaat]]></category>
		<category><![CDATA[nefis]]></category>
		<category><![CDATA[nida]]></category>
		<category><![CDATA[rabb]]></category>
		<category><![CDATA[razı]]></category>
		<category><![CDATA[recep]]></category>
		<category><![CDATA[rıza]]></category>
		<category><![CDATA[sene]]></category>
		<category><![CDATA[sevap]]></category>
		<category><![CDATA[şuhur-u selase]]></category>
		<category><![CDATA[tevhid]]></category>
		<category><![CDATA[üç aylar]]></category>
		<category><![CDATA[yardım]]></category>
		<category><![CDATA[zilhicce]]></category>
		<category><![CDATA[zilkade]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tutbenioruc.com/?p=308</guid>
		<description><![CDATA[Recep’in ilk günü oruç tutan kişinin günahları af edilir “Recep’in ilk günü oruç tutan kimseden günahları –bir rivayette cehennem- yerle gök yer arası kadar uzaklaşır.” (Gunyetü’t Talibin, Nüzhetül-Mecâlis) “Bir kimse Recep’in ilk günü oruç tutsa, Allahü Teala, onun iki yıllık günahlarına kefaret olur.” (Gunyetü’t Talibin) Recep’in ilk günü oruç tutan kişiye, bir aylık oruç sevabı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Recep’in ilk günü oruç tutan kişinin günahları af edilir</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">“Recep’in ilk günü oruç tutan kimseden günahları –bir rivayette cehennem- yerle gök yer arası kadar uzaklaşır.” <em>(Gunyetü’t Talibin, Nüzhetül-Mecâlis)</em></p>
<p style="text-align: justify;">“Bir kimse Recep’in ilk günü oruç tutsa, Allahü Teala, onun iki yıllık günahlarına kefaret olur.” <em>(Gunyetü’t Talibin)</em><span id="more-308"></span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Recep’in ilk günü oruç tutan kişiye, bir aylık oruç sevabı yazılır</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">Resulullah (asm) buyurdu ki:</p>
<p style="text-align: justify;">“Bir kimse Recep’in birinci gününü oruçlu geçirirse, bir aylık oruç tutmuş gibi sevap verilir.” <em>(Gunyetü’t Talibin, Kenzül-Ummal)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Recep’in başında, ortasında ve sonunda oruç tutan, tamamını oruçla geçirmiş gibidir</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">Resulullah’ın (asm) Recep’in faziletine dair teşviklerini duyan yaşlı bir zatın:</p>
<p style="text-align: justify;">“Ey Allah’ın Resulü! Ben onun tamamını tutmaktan acizim.” şeklinde beyanına karşılık, Resulullah (asm) şöyle buyurmuştur:</p>
<p style="text-align: justify;">“Recep’in ilk günü, ortasındaki günü ve son günü tut ki, o zaman muhakkak sana tamamını tutanın sevabı<br />
verilecektir.” <em>(Gunyetü’t Talibin, Nüzhetül-Mecâlis)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Recep ayında bir gün oruç tutan, kıyamet günü azaptan emin olur, sıratı tevhid ile geçer</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">“Her kim Recep’ten <strong>bir gün oruç tutar ve gecelerinden bir geceyi ibadetle geçirirse</strong>, Allah-ü Teala onu kıyamet günü azaptan emin olarak diriltir ve sırat köprüsünü Kelime-i Tevhid ve tekbirlerle geçer.”<em> (Deylemi)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Recep ayından bir gün oruç, 40 senelik oruca bedeldir</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">“Recep’ten bir gün oruç tutan kimse, 40 sene oruç tutmuş gibi sevaba ulaşır.”<em> (Nüzhetül-Mecâlis)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Recep ayında bir gün oruç tutan kişi için, gök kapıları istiğfar eder</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">“Recep, haram aylardandır. Onun günleri, altıncı kat semanın kapıları üzerinde yazılıdır. Bir kişi ondan bir gün oruç tutsa ve orucunu, Allah-ü Teâlâ’nın takvasına tamamen ayır(arak günahsız tamamla)sa, (gökte bulunan) o kapı ve o gün dile gelerek:</p>
<p style="text-align: justify;">-Ya Rabbi! Onu bağışla.</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer orucunu Allah-ü Teala’nın takvasıyla tamamlamazsa, onun için istiğfarda bulunmazlar ve o kişiye:</p>
<p style="text-align: justify;">-Nefsin seni aldatmış, denilir.” <em>(Nüzhetül Mecâlis, Gunyetü’t Talibin)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Recep ayında bir gün oruç tutan, Allah’ın (cc) en büyük hoşnutluğuna erişir</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">“İnanarak ve sevabını Allah-ü Teala’dan bekleyerek, Recep’ten bir gün oruç tutan, Allah-ü Teala’nın <strong>en büyük rızasını kazanır</strong> ve Firdevs-i A’la cennetine yerleşir.” <em>(Nüzhetül-Mecâlis)</em></p>
<p style="text-align: justify;">“Beni iyi dinleyin; Recep ayı, savaş hislerinin duyulmadığı Allah’ın (cc) (haram) ayıdır. Kim inanarak ve sevabını sadece Allah’tan (cc) bekleyerek Recep ayında bir gün oruç tutarsa, Allahü Teala’nın en büyük hoşnutluğunu kazanmış olur.” (El-Fetteni, Et-Tezkire)</p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Recep ayından bir gün oruç tutup bir gecesini ihya eden, tüm seneyi ihya etmiş gibidir</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">Sevban&#8217;dan (ra) rivayet edildiğine göre; bir kere Resulullah (asm) bir takım kabirlerin yanından geçerken ağlamağa başlayıp:</p>
<p style="text-align: justify;">-“Ey Sevban! Bu kabirlerde yatanlar! Şüphesiz azap çekiyorlar. Onlardan azabı dindirmesi için Allah-ü Teala’ya yalvardım. Ey Sevban! Eğer bu kişiler, Recep ayından bir gün oruç tutsaydılar ve bir gece olsun<br />
ibadette bulunsaydılar, bu azaba düşmezlerdi” buyurunca, ben:</p>
<p style="text-align: justify;">“Ey Allah’ın Resulü! Bir günün orucu ve gecenin ibadeti bile kabir azabını engeller mi?” diye sordum. Bunun üzerine buyurdular ki (asm):</p>
<p style="text-align: justify;">“Evet! Canım kudret elinde olan Zat’a yemin ederim ki, Recep’ten bir gün oruç tutup bir gece dahi ibadette bulunan herhangi bir Müslüman kadın ve erkeğe mutlaka Allahü Teala, bir senenin tüm günlerini oruç, tüm gecelerini ihya sevabı yazar.” <em>(Nüzhetül Mecâlis)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Recep ayından bir geceyi ihya edip, gününü de oruçla geçiren, cennet nimetlerine nail olur</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">“Her kim, Recep’ten bir geceyi ihya eder, gününü de oruçlu geçirirse, Allah-ü Teala ona cennet meyvelerinden yedirir, cennetin yeşil ipeklerinden giydirir ve cennetin halis olan içeceğinden içirir. Ancak üç şey yapan müstesna:</p>
<p style="text-align: justify;">Bir şahıs öldüren, “Allah aşkına yardım edin” diye gece veya gündüzleyin Allah-ü Teala adıyla yardım isteyeni işitip de ona yardım etmeyen, (Müslüman) kardeşi kendisine bir sıkıntısını şikayet ettiği halde (maddi gücü varken) ondan (sıkıntıyı) gidermeyen.” <em>(Deylemi)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Recep ayından Perşembe, Cuma, Cumartesi üç gün oruç tutan kişi, 900 yıllık ibadet sevabına nail olur</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">Enes’ten (ra) rivayet edildiğine göre Resulullah (asm) buyurdu ki:</p>
<p style="text-align: justify;">“Kim haram aylarda(n olan Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep de) <strong>üç gün oruç tutarsa, o kişi için 900 yıllık ibadet sevabı</strong> verilir.”</p>
<p style="text-align: justify;">Bu hadis-i şerifi rivayet ettikten sonra Hz. Enes (ra) şöyle der:</p>
<p style="text-align: justify;">“Bu hadis-i şerifi Resulullah’tan (asm) işitmediysem şu iki kulağım sağır olsun.”</p>
<p style="text-align: justify;">Resulullah (asm) buyurdu ki:</p>
<p style="text-align: justify;">“Her kim, herhangi bir haram aydan Perşembe, Cuma ve Cumartesi olmak üzere, üç günü oruçlu geçirirse, kendisine (her güne karşılık) 900 sene ibadet (sevabı) yazılır.” <em>(Taberani, Kenzü’l-Ummal)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Recep ayının 13, 14 ve 15. gününü oruçla geçiren kişi, büyük faziletlere erişir</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">“Recepin 13. günün orucu 3.000 sene oruç gibidir.<br />
Recepin 14. günün orucu 10.000 sene oruç gibidir.<br />
Recepin 15. günün orucu 13.000 sene oruç gibidir.”<em> (Suyuti, El-Le’ali)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Recep ayının yarısının orucu, 30 senelik oruca denktir</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">“Recep’in yarısının orucu, 30 senelik oruca denktir.” <em>(Nüzhetül-Mecâlis)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Recep ayının tamamını oruçla geçiren kişinin hesabı suhuletli olur</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">“Recep’in tamamını tutanı Allah (cc) çok kolay bir hesap ile muhasebe eder.” <em>(Suyuti, El-Le’ali)</em></p>
<p style="text-align: justify;">Recep ayının tamamını oruçla geçiren kişiye Cenab-ı Hak nida eder: Ey kulum! Dile benden ne dilersen….</p>
<p style="text-align: justify;">“Recep ayının tamamını tutana, Allah (cc) :</p>
<p style="text-align: justify;">-Ey kulum! Senin hakkın benim üzerime vacip oldu, dile benden ne dilersen. İzzetim ve Celalim hakkı için senin hiçbir duanı red etmeyeceğim. Sen Arş’ımın altında benim manevi civarımda komşumsun. Sen mahlûkatım içinde benim dostumsun. Sen İlahi katımda değerlisin. Artık sevinebilirsin. Benimle senin aranda hiçbir perde kalmamıştır, diye nida edecektir.” <em>(Nüzhetül-Mecalis)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Recep ayını oruçlu geçirenlerin mükâfatı pek yücedir</strong></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;">“Şüphesiz Allah’ın (cc) (cennette öyle) şehirleri vardır ki, onlara ancak Receb’i oruçlu geçirenler girebilir.” <em>(Nüzhetül-Mecalis)</em></p>
<p style="text-align: justify;">“Recep’ten 30 gün tutana, Allah (cc) rızasını yazar ve ona azap etmez.” <em>(Gunyet’üt Talibin)</em></p>
<p style="text-align: justify;">-“Ey Allah’ın (cc) dostu! Gündüzünü, kendisi için susuz geçirdiğin ve rızası uğrunda cismini erittiğin o Aziz ve Celil olan Rabb’ine koşup kurtul” derler.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte bu kişi kıyamet günü kurtulanlarla birlikte Adn cennetine ilk girenlerden olacaktır ki onlar ve kendisi, Allah’dan (cc) razı olan kimselerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte sana! En büyük kurtuluş bundan ibarettir.” <em>(Gunyet’üt Talibin, Nüzhetül-Mecalis)</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Kaynak: <em>www.sorusorcevapbul.com</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tutbenioruc.com/recep-ayinda-tutulan-orucun-mukafati-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz.Muhammed&#8217;in (sav) Dilinden Ramazan ve Oruç</title>
		<link>http://www.tutbenioruc.com/hz-muhammedin-sav-dilinden-ramazan-ve-oruc</link>
		<comments>http://www.tutbenioruc.com/hz-muhammedin-sav-dilinden-ramazan-ve-oruc#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 May 2010 12:28:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hadislerde Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[açlık]]></category>
		<category><![CDATA[akşam]]></category>
		<category><![CDATA[amel]]></category>
		<category><![CDATA[bağışlama]]></category>
		<category><![CDATA[bereket]]></category>
		<category><![CDATA[buhari]]></category>
		<category><![CDATA[cehennem]]></category>
		<category><![CDATA[cennet]]></category>
		<category><![CDATA[cibril]]></category>
		<category><![CDATA[edeb]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[gıybet]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı]]></category>
		<category><![CDATA[hayır]]></category>
		<category><![CDATA[hurma]]></category>
		<category><![CDATA[hz.muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[ibn mace]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[ikram]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kıyamet]]></category>
		<category><![CDATA[müjde]]></category>
		<category><![CDATA[müslim]]></category>
		<category><![CDATA[nesai]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sahur]]></category>
		<category><![CDATA[şehvet]]></category>
		<category><![CDATA[şer]]></category>
		<category><![CDATA[sıhhat]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[sünnet]]></category>
		<category><![CDATA[susuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[tirmizi]]></category>
		<category><![CDATA[yalan]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[zekat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tutbenioruc.com/?p=284</guid>
		<description><![CDATA[- Âdemoğlunun her amelinin sevabı on mislinden yediyüze kadar katlanır. Allah buyurdu ki: &#8220;Ancak oruç müstesna. Çünkü o şehveti ve yemesini sırf Benim için terkediyor. Oruçlunun iki sevinci vardır: Birinci sevinç, iftar ettiği zaman, ikinci sevinç de Rabbi&#8217;ne kavuştuğu zamandır. Oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha hoştur.&#8221; (Buhari, Müslim) - &#8220;Oruç, oruçluya yakışmayan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<ul style="text-align: justify;">
<li>- Âdemoğlunun her amelinin sevabı on mislinden yediyüze kadar katlanır. Allah buyurdu ki: &#8220;Ancak oruç müstesna. Çünkü o şehveti ve yemesini sırf Benim için terkediyor. Oruçlunun iki sevinci vardır: Birinci sevinç, iftar ettiği zaman, ikinci sevinç de Rabbi&#8217;ne kavuştuğu zamandır. <strong>Oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha hoştur</strong>.&#8221; <em>(Buhari, Müslim)</em><span id="more-284"></span></li>
<li>- &#8220;Oruç, oruçluya yakışmayan şeylerle, özellikle yalan ve gıybet, genek olarak her çeşit günah zedelenmedikçe <strong>(tutan için) bir kalkandır</strong>. (cehenneme karşı)&#8221; <em>(Nesai)</em></li>
<li>- Ebu Ümare (r.a.): &#8220;Ey Allah&#8217;ın Resulü! Bana, Allah&#8217;ın beni yararlandıracak olduğu bir şeyi emret!&#8221; <strong>&#8220;Oruç tutmalısın, çünkü oruç gibisi yoktur.&#8221;</strong> <em>(Nesai)</em></li>
<li>- &#8220;Kim Allah yolunda<strong> farz orucu olarak bir gün oruç tutarsa</strong> Allah, onu cehennemden, yerler ve gökler arasındaki mesafe kadar uzaklaştırır.&#8221; <em>(Taberani)</em></li>
<li>- &#8220;Cennette Reyyan adında bir kapı vardır. Bu kapıdan oruçlular çağrılır. Kim oruçlulardan ise oraya girer, <strong>giren ise asla susamaz</strong>&#8221; <em>(Buhari, Müslim)</em></li>
<li>- &#8220;<strong>Kim oruçluya iftar verirse,</strong> oruçlunun ecri gibi oruçlu-nun sevabından hiç birşey eksilmeden- ecir alır.&#8221; <em>(Taberani)</em></li>
<li>- &#8220;<strong>Oruç tutasınız ki sıhhat bulasınız.</strong>&#8221; <em>(Taberani)</em></li>
<li>- &#8220;Her kim inanarak ve karşılığını sırf ederek Allah&#8217;tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, <strong>onun geçmiş günahları bağışlanır.</strong>&#8220;<em> (Buhari, Müslim)</em></li>
<li>- &#8220;Ramazan ayı girdiği zaman <strong>Cennet kapıları açılır; Cehennem kapıları kilitlenir; şeytanlar zincire vurulur.</strong>&#8221; <em>(Buhari, Müslim)</em></li>
<li>- &#8220;Ramazan&#8217;ın ilk gecesi olduğu zaman, <strong>Cehennem kapıları kapanır</strong>, onun hiçbir kapısı açılmaz. <strong>Cennet kapıları açılır</strong>, o kapılardan hiçbiri kapanmaz. Bir seslenici şöyle seslenir: &#8220;Ey hayır isteyen gel, koş! Ey şer isteyen, (kötülüklere karşı) kendini tut!&#8221; O ayda Allah&#8217;ın cehennemden azatlıları vardır. Bu, Ramazan bitinceye dek her gece tekrarlanır.&#8221; <em>(Tirmizi)</em></li>
<li>- &#8220;Ayların <strong>efendisi </strong>Ramazan&#8217;dır.&#8221; <em>(Bezzar)</em></li>
<li>- &#8220;Her iftar zamanı Allah&#8217;ın azatlıları vardır (cehennemden kurtaracakları)&#8221; <em>(Ahmed bin Hanbel)</em></li>
<li>- &#8220;Her şeyin bir zekâtı vardır, cesedin zekâtı ise oruçtur. <strong>Oruç sabrın yarısıdır</strong>.&#8221; <em>(İbn Mace)</em></li>
<li>- &#8220;Oruçlunun yanında oruç tutmayanlar yemek yediklerinde, melekler onun için (sabrına karşılık) <strong>Allah&#8217;tan günahlarının bağışlanmasını dilerler.</strong>&#8221; <em>(Tirmizi)</em></li>
<li>- İbn Mesud (ra): Allah Resulü (sav) oruçlu günümde tertemiz ve başı taranmış olmamı vasiyet etti ve buyurdu ki: <strong>&#8220;Oruçlu gününde yüzü asık olma!&#8221; </strong><em>(Taberani)</em></li>
<li>- &#8220;Kim oruçlu iken unutup yer, içerse orucunu tamamlasın. Çünkü Allah ona yedirmiş ve içirmiştir.&#8221; <em>(Buhari, Müslim)</em></li>
<li>- &#8220;Oruçlu eğer yalan sözü ve başkalarını kandırmayı bırakmazsa Allah&#8217;ın onun yemesini, içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur.&#8221; <em>(Buhari)</em></li>
<li>- &#8220;Nice oruçlu kimseler vardır ki oruçtan nasibi, <strong>sadece açlık ve susuzluktur.</strong>&#8221; <em>(Taberani)</em></li>
<li>- &#8220;Kim helalinden oruçlu bir kimseyi yedirir, içirirse, melekler bütün Ramazan saatlerinde onun için istiğfar ederler. <strong>Cibril ise Kadir Gecesinde onun için Allah&#8217;tan mağfiret diler.</strong> O kişi gözyaşları ve kalp yumuşaklığı ile rızıklandırılır.&#8221; <em>(Bezzar)</em></li>
<li>- &#8220;Sahura kalkın, çünkü <strong>sahurda bereket vardır</strong>.&#8221; <em>(Buhari, Müslim)</em></li>
<li>- &#8220;Sahur yemeği yemelisiniz. Çünkü o, <strong>mübarek bir yemektir</strong>.&#8221; <em>(Nesai)</em></li>
<li>- &#8220;Mümin&#8217;in sahur yemeği olarak<strong> hurma ne güzeldir</strong>.&#8221; <em>(Ebu Davud)</em></li>
<li>- &#8220;İnsanlar iftar etmekte acele ettikleri sürece din üstünde olmaya devam ederler. Çünkü yahudi ve hristiyanlar iftarı geç yaparlar.&#8221; <em>(Ebu Davud)</em></li>
<li>- Allah buyurdu: <strong>&#8220;Kullarım içinde en çok sevdiğim, iftarı en çabuk yapanlardır.&#8221;</strong> <em>(Tirmizi)</em></li>
<li>- &#8220;Kim hurma bulursa iftarını hurma ile açsın, kim bulamazsa orucunu su ile açsın. <strong>Çünkü su temizdir</strong>.&#8221; <em>(Tirmizi)</em></li>
<li>- &#8220;Peygamber (sav) iftar ettiği zaman şöyle derdi: susuzluk gitti, damarlar serinledi ve inşaallah sevabı da kesinleşti.&#8221; <em>(Ebu Davud)</em></li>
<li>- &#8220;<strong>Akşamleyin dudakları kuru kalan hiçbir oruçlu yoktur ki kıyamet gününde iki gözü arasında bir nur olmasın.</strong>&#8221; <em>(Taberani)</em></li>
<li>- &#8220;Sizden biri oruçlu olduğu günde edebe aykırı kötü söz söylemesin, bağırıp çağırmasın. Şayet biri ona kötü söyler veya kendisiyle dövüşürse <strong>&#8216;ben oruçluyum&#8217;</strong> desin.&#8221; (Buhari, Müslim)</li>
<li>- &#8220;Oruçlu, kıyamet gününde Allah (cc) ile kaşılaşıp, Allah kendisine mükâfatını verince sevinir.&#8221; <em>(Ebu Davud)</em></li>
<li>- &#8220;<strong>Oruçlunun iftar vaktinde bir duası vardır ki geri çevrilmez.</strong>&#8221; <em>(Beyhaki)</em></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tutbenioruc.com/hz-muhammedin-sav-dilinden-ramazan-ve-oruc/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kur&#8217;ân&#8217;da Ramazan ve Oruç</title>
		<link>http://www.tutbenioruc.com/kuranda-ramazan-ve-oruc</link>
		<comments>http://www.tutbenioruc.com/kuranda-ramazan-ve-oruc#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 May 2010 13:22:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'ân'da Oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[ayet]]></category>
		<category><![CDATA[bakara]]></category>
		<category><![CDATA[emir]]></category>
		<category><![CDATA[fecr]]></category>
		<category><![CDATA[helal]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[müjde]]></category>
		<category><![CDATA[mümin]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sakınmak]]></category>
		<category><![CDATA[tevbe]]></category>
		<category><![CDATA[yasak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tutbenioruc.com/?p=276</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sizin üzerinize de oruç farz kılındı. Ola ki sakınıp korunursunuz&#8221; (Bakara &#8211; 183) &#8220;Sayılı günlerdir. Sizden kim o günlerde hasta veya yolcu olur da oruç tutmazsa, başka günlerde kaza eder. Oruç tutmaya takati yetmeyenlere ise, her gün için bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermek gerekir. Kim kendi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<ul style="text-align: justify;">
<li>&#8220;Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sizin üzerinize de <strong>oruç farz kılındı.</strong> Ola ki sakınıp korunursunuz&#8221; <em>(Bakara &#8211; 183)</em></li>
<li>&#8220;Sayılı günlerdir. Sizden kim o günlerde hasta veya yolcu olur da oruç tutmazsa, başka günlerde kaza eder. Oruç tutmaya takati yetmeyenlere ise, her gün için bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermek gerekir. Kim kendi isteğiyle fazladan hayır yaparsa, bu, kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz, <strong>oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.</strong>&#8221; <em>(Bakara &#8211; 184)</em><span id="more-276"></span></li>
<li>&#8220;O sayılı günler, Ramazan ayıdır ki, insanlara doğru yolu gösteren, hidayeti ve hakkı batıldan ayırmayı açıklayan Kur&#8217;an, bu ayda indirildi. Sizden kim o aya erişirse, onu oruçlu geçirsin. Kim veya yolculuk da olur da oruç tutmazsa, başka günlerde kaza eder. <strong>Allah size kolaylık diler, size zorluk dilemez</strong>. Ki böylece sayıyı tamamlayasınız, sizi doğru yola ilettiği için Allah&#8217;ı yüceltesiniz ve şükredesiniz.&#8221; <em>(Bakara &#8211; 185)</em></li>
<li>&#8220;Eğer kullarım Beni senden sorarlarsa, şüphesiz ki Ben, çok yakınım. Bana dua ettiğinde, dua edenin duasını kabul ederim. O halde Benim emrime uysunlar ve Bana iman etsinler ki doğru yola gidebilsinler.&#8221; <em>(Bakara &#8211; 186)</em></li>
<li>&#8220;Oruç tuttuğunuz günlerin gecelerinde hanımlarınıza yaklaşmanız size helal kılındı. Onlar sizin elbisenizdir. Siz de onların elbisesisiniz Allah sizin nefislerinize zulmettiğinizi bildi. Bunun üzerine tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Şimdi artık onlara yaklaşın. <strong>Allah&#8217;ın size farz kıldığını talep edin</strong>. Fecirde beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yeyin, için. Sonra orucunuzu geceye kadar devam ettirin. Mescidlerde itikâfta iken de hanımlarınıza yaklaşmayın. Bunlar, Allah&#8217;ın koyduğu sınırlardır. Bunlara yaklaşmayın. Allah insanlara ayetlerini işte böyle açıklar ki, O&#8217;ndan korksunlar.&#8221; <em>(Bakara &#8211; 187)</em></li>
<li>&#8220;Bunlar; tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, seyahat edenler (oruç tutanlar), rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülüğe engel olanlar ve Allah&#8217;ın koyduğu sınırlara riayet edenlerdir.<strong> Mü&#8217;minleri müjdele!</strong>&#8221; <em>(Tevbe &#8211; 112)</em></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tutbenioruc.com/kuranda-ramazan-ve-oruc/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orucun Mekruhları</title>
		<link>http://www.tutbenioruc.com/orucun-mekruhlari</link>
		<comments>http://www.tutbenioruc.com/orucun-mekruhlari#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 May 2010 09:19:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[diş macunu]]></category>
		<category><![CDATA[fecir]]></category>
		<category><![CDATA[fecr]]></category>
		<category><![CDATA[gusül]]></category>
		<category><![CDATA[kan aldırma]]></category>
		<category><![CDATA[mekruh]]></category>
		<category><![CDATA[niyet]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[özür]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<category><![CDATA[sakınca]]></category>
		<category><![CDATA[sakız çiğneme]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[tad]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<category><![CDATA[tükrük]]></category>
		<category><![CDATA[yutmak]]></category>
		<category><![CDATA[zayıf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tutbenioruc.com/?p=271</guid>
		<description><![CDATA[- Geceleyin orucu bozmayıp, iki gün arka arkaya oruç tutmak mekruhtur. - Şek (şüphe) gününde Ramazan orucuna niyetlenerek oruç tutmak harama yakın mekruhtur. (Şek günü, Şaban ayının otuzuncu günüdür, hava kapalıdır ve o günün Ramazan&#8217;a mı yoksa Şaban&#8217;a mı ait olduğu belli değildir.) - Şek gününde nafileye niyet edilerek oruç tutulabilir. Bunda bir sakınca yoktur. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<ul style="text-align: justify;">
<li>- Geceleyin orucu bozmayıp, iki gün arka arkaya oruç tutmak mekruhtur.</li>
<li>- Şek <em>(şüphe)</em> gününde Ramazan orucuna niyetlenerek oruç tutmak harama yakın mekruhtur. <em>(Şek günü, Şaban ayının otuzuncu günüdür, hava kapalıdır ve o günün Ramazan&#8217;a mı yoksa Şaban&#8217;a mı ait olduğu belli değildir.)</em></li>
<li>- Şek gününde nafileye niyet edilerek oruç tutulabilir. Bunda bir sakınca yoktur.<span id="more-271"></span></li>
<li>- Sahur yemeğini ikinci fecrin <em>(oruca başlama zamanı) </em>doğup doğmadığından şüphe edilecek bir zamana geciktirmek mekruhtur.</li>
<li>- Oruç sırasında faydasız ve malayani sözler söylemek mekruhtur.</li>
<li>- Ramazan orucunu tutmayı imkânsız kılacak derecede ağır bedeni işler yapmak mekruhtur.</li>
<li>- İkinci fecrin olduğundan şüphelenen kişinin yiyip içmeye devam etmesi mekruhtur. <em>(Fecirden sonra yiyip içtiği anlaşılırsa o orucun kazası gerekir.)</em></li>
<li>- Oruçlu kişinin büyük tuvalet temizliğinde veya abdest alırken ağza ve burna su vermede aşırı su kullanması mekruhtur.<em> (Fakat yeterli olan ölçüden de kısıntı yapıp, temizliği eksik bırakmamalıdır.)</em></li>
<li>- Oruçlu bir kimsenin yemeğinin tadını <em>(yutmadan)</em> kontrol etmesi mekruhtur. <em>(Kocası kötü huylu bir kadın bu konuda özürlü sayılır. Yutmamak şartıyla yemeğin tadını-tuzunu kontrol edebilir.)</em></li>
<li>- Oruçlu bir kişinin satın alacağı bir yiyeceğin tadını dili ile kontrol etmesi mekruhtur.</li>
<li>- Oruçlu bir kişinin daha önceden çiğnenmiş ve şekeri gitmiş bir sakızı çiğnemesi mekruhtur.</li>
<li>- Oruçlu bir kişinin kan aldırması, eğer bundan ötürü zayıf düşüp orucunu tutmakta zorlanacaksa mekruhtur. Zorlanmayacak ise bir sakıncası yoktur.</li>
<li>- Cinsel duygularla, kişinin, eşini öpmesi ve okşaması mekruhtur.</li>
<li>- Oruçlu kişinin gece cinsel boşalma yaşadıktan sonra, zamanı olmasına rağmen, gusül abdestini gündüze ve oruç süresine bırakması mekruhtur.</li>
<li>-Yolculuki hastalık v.b. özür sahibi olan kişilerin, kendilerinin bu durumlarını bilmeyen müslümanlar karşısında açıkça oruç yemeleri su-i zanna ve gıybete neden olabileceği için mekruhtur.</li>
<li>- Tükrüğü ağzında biriktirip yutmak mekruhtur.</li>
<li>- Macun kullanarak diş fırçalamak mekruhtur.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tutbenioruc.com/orucun-mekruhlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orucun Sünnetleri</title>
		<link>http://www.tutbenioruc.com/orucun-sunnetleri</link>
		<comments>http://www.tutbenioruc.com/orucun-sunnetleri#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 May 2010 07:21:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[İpuçları]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[ezan]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[hurma]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[niyet]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<category><![CDATA[sahur]]></category>
		<category><![CDATA[sakınmak]]></category>
		<category><![CDATA[söz]]></category>
		<category><![CDATA[sünnet]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tutbenioruc.com/?p=262</guid>
		<description><![CDATA[- Sahur yemeği yemek sünnettir. Bu yemeği gecenin sonuna kadar geciktirmek de sünnettir. - Orucu akşam ezanı okunur okunmaz açmak sünnettir. - İftar sırasında aşağıdaki duanın yapılması sünnettir. &#8220;Allah&#8217;ım! Senin rızan için oruç tuttum. Sana inandım. Sana güvendim. Senin rızkınla orucumu açtım. Ey bağışlaması bol olan Rabbim! Beni, ana-babamı ve müminleri hesap gününde bağışla!&#8221; - [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<ul style="text-align: justify;">
<li>- Sahur yemeği yemek sünnettir. Bu yemeği gecenin sonuna kadar geciktirmek de sünnettir.</li>
<li>- Orucu akşam ezanı okunur okunmaz açmak sünnettir.</li>
<li>- İftar sırasında aşağıdaki duanın yapılması sünnettir.<span id="more-262"></span></li>
</ul>
<blockquote style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;Allah&#8217;ım! Senin rızan için oruç tuttum. Sana inandım. Sana güvendim. Senin rızkınla orucumu açtım. Ey bağışlaması bol olan Rabbim! Beni, ana-babamı ve müminleri hesap gününde bağışla!&#8221;</strong></p>
</blockquote>
<ul style="text-align: justify;">
<li>- Orucu hurma ile o yoksa su ile açmak sünnettir.</li>
<li>- Oruç sırasında faydasız veya günah oluşturacak her türlü sözden sakınmak sünnettir.</li>
<li>- Oruca kalp <em>(bilinç)</em> niyetinin yanısıra dil ile de niyet etmek sünnettir.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tutbenioruc.com/orucun-sunnetleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

